Karaköy ” Tarım ve Hayvancılık ” Kooperatif Çalışmaları
Salı, Ocak 12th, 2010.
.
.
Yine, yeni bir Aralık ayına geldik. Bir yılın son günlerinde ; yeni bir yılında hemen önünde bulunuyoruz.
Fakir zengin, köylü kentli, işçi memur, yaşlı genç pek çok insan, yeni yılın gelişini kutlamak için daha şimdiden hazırlık yapmaya başladılar. Tıpkı Hıristiyan aleminde olduğu gibi…. Ülkemizde, Batı hayranlığının ve Batılılaşma politikalarının bir sonucu olarak, Hıristiyanların Noel, Kırismıs ve yeni yıl kültürü bizim milli kültürümüzü ve sosyal hayatımızı da işgal etmiş durumda.
.
Aralık ayını Ocak ayına bağlayan gece; bin yıldır islamın bayraktarlığını yapmış ve asırlardır İla-i Kelimetullah davasını omuzlarında taşımış olan Müslüman Türk milletinin bazı çocukları yiyecek, içecek, zil zurna sarhoş olup kendinden geçecek, danslar, eğlenceler, …vs. Pek çok sefahat, dalalet ve nefsani rezalet işleyecekler. Güle oynaya yeni yıla girilirse, o yılın kendileri için uğur getireceğine inanarak her türlü çılgınlığı yapacaklar. Tıpkı bir Hıristiyanın veya inançsız bir insanın yaptığı gibi…
.
Yeni yıl kutlamalarının dini, fıkhi boyutunu tartışacak ve tahlil edecek ilmi selahiyete sahip değiliz. Ancak, konunun bid’at, haram, helal vb. dini boyutunun yanında birde insani yönü var. Ben kul olmamız hasebiyle; konunun insani boyutundan, bir nebze olsun bahsetmek istiyorum.
.
Yeni bir yıla giriş, yeni bir başlangıç, yeni bir şanstır. Her şeye çekidüzen verip, yeniden başlamak. Daha iyi, daha güzel, daha dinamik ve daha kararlı bir şekilde; yılgınlıklardan, bıkkınlıklardan, bezginlik, ümitsizlik ve karamsarlıklardan arınarak ; canlı, heyecanlı, şevkli, azimli, gayretli ve ümitli bir şekilde hayatımızı dizayn ederek yeni bir başlangıç yapmak bir şanstır insan için. Aslında, hiç kapanmayan sınırsız büyüklük ve ihtişama sahip olan ilahi rahmet nedeni ile insan, her zaman sahiptir bu şansa. Hatalardan, kusurlardan, isyanlardan, günahlardan ve tüm kötülüklerden pişman olup, nedamet ederek, Rahmet hazinelerinin kapısını naz ve niyaz ile çalma; ilahi rahmete iltica edip ona sığınma, af ve mağfiret dilenip, tevkifini, himayesini, inayetini ve yardımını talep etme imkânına her an sahiptir insanoğlu.
.
Bir yılı bitirmiş, 365 günü geride bırakmış olmak ise; düşünülmesi, üzerinde muhasebe yapılması gereken bir husustur. Bir yıl daha geçti. Yani ömür sermayesinin 365 günü harcandı. Hayat binasının bir direği daha yıkıldı. İnsan sarayının çökmesine, yıkılmasına doğru biraz daha yaklaşıldı. Ecel celladına ve kabir kapısına doğru biraz daha yol aldık.
.
Harcadığımız 365 günümüz hakkında içimiz rahat mı? Ömrümün 365 günlük kısmını yerli yerince, en uygun ve verimli şekilde sarfettim diyebiliyormuyuz…?
.
Zaman, insanın en değerli sermayesidir. Allah her insan için bir ömür takdir etmiştir. Her insanın yaşayacağı gün sayısından, alıp-vereceği nefes sayısına, konuşacağı kelime sayısından mazhar olacağı nimetlere kadar her şey kainatın Sultan’ı tarafından takdir edilmiştir. İnsana bir sermaye olarak verilen hayat ve dünya nimetleri yerinde ve uygun şekilde harcanırsa, yani iyi ticaret yapılırsa; insan Halık-ı Zülcelal’in daha büyük lütuf ve ikramlarına mazhar olacaktır. Eğer ömür sermayesi, hayatı veren Zat-ı Zülcelal’in isteklerine aykırı şekilde kullanılırsa, lüzumsuz ve zararlı şeylerle harcanıp telef edilirse; elbette bunun hesabı sorulacak ve cezalandırılacaktır.
.
İnsana ömür sermayesini ve sayısız dünya nimetlerini veren Zat, elbette verdiği nimetlerin (sermayenin) hesabını soracaktır. Büyük bir mahkemede insan yaptıklarından ve yaşadıklarından dolayı muhakeme edilecektir. Bu büyük mahkemede verilecek İlahi hükme göre de ya sonsuz cennet saadeti ile taltif edilecek; veya sonsuz cehennem azabı ile cezalandırılacaktır.
.
Rabbimizin cehennem azabından kurtulup cenneti kazanabilmemiz ve Rıza-i İlahiye mazhar olabilmemiz için bize vermiş olduğu ömür sermayesinin 365 gününü daha harcadık.
Şimdi muhasebe vakti :
.
Nerde, niçin ve nasıl harcadık bu kadar çok önemli olan zamanımızı, ömür sermayemizi ? Bu 365 günlük sarfiyatın neticesinde ne kazandık? En iyi şekilde harcayabildik mi en değerli sermayemiz olan günlerimizi? Rıza-i İlahiyi kazanmamıza vasıta ve vesile edebildik mi sarfettiğimiz 365 günü? Yoksa tümden zarar mı ettik. Hebamı ettik sermayemizi? Şimdi nefis muhasebesi yapmak zamanı…!
.
Hatice EFE ( Yeni Yıl ) ( Diğer Yazılar )
.
.

Arefe günü ikindi namazını müteakip kabir ziyaretleri yapıldı. Vefat eden müminler için Fatihalar, İhlaslar, Yasinler okundu. Mezarlık dönüşü helvalar ikram edildi.
Bayram sabahı müminler bayram namazlarını kıldılar cemaatle. Babalar çocuklarıyla caminin yolunu tutarken anneler, kızlar evlerinde onların dönüşünü heyecanla bekledi. Çocuklar, gençler, ihtiyarlar aynı safta buluştular. Karaköy’de camiler doldu taştı. Büyük bir coşkuyla getirilen tekbirler kubbeleri çınlattı. Namazdan sonra musafahalar yapıldı, herkes bayramlaştı. Hayır dualar edildi karşılıklı olarak. Karaköy’lü vatandaşlar bayram namazını müteakip bayramlaştıktan sonra evlerinden getirdikleri kahvaltılılarla hep beraber cami lojmanlarında, kahvehanelerde kahvaltı yaptılar. Karaköy’de asırlardır devam eden “Bayram Kahvaltısı Geleneği” yine yaşandı.

Ardından… İmkanı olan Müslümanların yılda bir kez yerine getirmeleri gereken o büyük ibadet için kollar sıvandı, tekbirler eşliğinde Allah’ın emri yerine getirildi.Kurbanlar kesildi, Allah’a daha yakın olabilmek ve O’nun rızasını kazanabilmek için. Kalplerin inşirahla dolmasının, bayramda büyük bir coşku ve heyecan yaşanmasının hikmeti de burada saklıydı. Karaköy’de bayram coşkusu, birlik-beraberlik ruhu yaşandı. ihtiyaç sahiplerine et payları dağıtıldı. Misafirliğe gidildi, misafir ağırlandı. Akrabalar, yaşlı ve hastalar ziyaret edildi.

Diğer resimler ; büyük boy için üzerine tıklayınız.

Karaköy’de medfun Şehit Saru Batu Savcı Bey’in eşi Ana Sultan, Keles-Küçükkovacık mahhallesi’nde yapılan törenle anıldı. Çevre il, ilçe ve köylerden gelen bir çok insanın katıldığı anma törenini Keles-Küçükkovacık Mahalle muhtarlığı, Anasultan Yardımlaşma Dayanışma Eğitim ve Kültür Derneği ve köy halkı düzenledi.
Tören öncesi tören alnında mevlüt ve ilahiler okundu. Anasultan’ın ve oğlu Süleyman’ın mezarı ziyaret edildi, dualar okundu. Öğle namazını müteakip, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın söylenmesi ile tören başladı. KANASDER Başkanı Recep Koçdemir’in açılış konuşmasından sonra Keles-Küçükkovacık Mahallesi Muhtarı Mustafa Deniz ve Keles Kaymakamı Akın Ağca günün anlam ve önemini belirten birer konuşma yaptılar.
Törene Domaniç Şehit Saru Batu Savcı Bey Derneği Başkanı Hasan EFE ve yönetim kurulu üyeleri, Domaniç Karaköy Ertuğrul Gazi Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Abdullah FİDAN ve yönetim kurulu, Tavşanlı Yörük Türkmenleri Grubu Başkanı Mühendis Ahmet Türkmen ve 2.Başkan Öğretmen Ahmet Öztürk katıldı.
Halkın yoğun ilgi gösterdiği törende alandakilere geleneksel şifalı etli pilavı, helva ve ayran ikram edildi.



Asırlardır Karaköy’de yaşatılan Bayram namazı sonrası bayramlaşma ve her vatandaşın evinden getirdiği bayram sofraları ile kahvaltı geleneği bu yıl ramazan bayramında yine köy kahvelerinde ve yeni cami lojmanında gerçekleşti.

Nevruz ; Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan, Ergenekon’dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş, hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak ” ortak kültür ocağı “nda binlerce ruhu ısıtacaktır.
Türkler için bir kurtuluş günü olarak kabul edilmiş, doğadaki dirilişle birlikte umudu ve beraberliği temsil etmiştir.
Anadolu’da Selçuklular döneminde başlayarak Osmanlı’dan günümüze kadar süre gelen Nevruz Bayramı Türk halkının değerleriyle özdeşleştirerek kutladığı bir barış ve kaynaşma günü olmuştur. Türk âleminin Nevruz toyu kutlu olsun,Nevruz gülleri geleceğe umutlar taşısın.
KARAKÖY ‘ de nevruz ; Daha çok Aşağıharman yerinde Çamdede’nin yanındaki alanda genç kız ve erkekler kendi aralarında eğlenirlerdi.
Bazen karşılıklı deyişlemeler söylerlerdi. Tarihi çama çungurdeş kurulur “eşkini” oyunu oynarlardı. Baharın müjdecisi olan çiğdemleri toplarlardı.
Çınar ağacının kökünden yapılan kovanda ateş yakılır üstünden atlarlardı. Kayardı, Kavak ve Yakpınarı gibi yerlerde de nevruz eğlenceleri yapılırdı. Yaklaşık 40 yıldır yapılmamaktadır.
2004 Yılına ait Şehit Saru Batu Savcı Bey anma, yaşatma ve kutlamaları. 4 Parçaya bölünmüştür. Play tuşuna basarak izleyebilirsiniz. Yakın zaman diliminde 2007 yılına ait Şehit Saru Batu Savcı Bey anma törenleri görüntülerinide sitemizden izleyebilirsiniz.

Tarihi yağlı Domaniç güreşleri 31 Mayıs 2009 pazar günü yapılacak.Güreşlerden bir gün önce yapılan halk gecesine ünlü Türk halk müziği sanatçısı Tolga Çandar katılacak.


14 Şubat 2009 Cumartesi günü Kütahya Dumlupınar Kapalı Spor Salonunda değişik dallarda okullar arası halk oyunları yarışmaları yapıldı. Bu yarışmada ilçemizi Domaniç İlköğretim Okulu temsil etti. Halk Oyunları yarışmasına Stilize dalında katılan Domaniç İlköğretim Okulu Halk Oyunları Ekibi, sergilemiş olduğu oyunla yarışmada İl İkinciliğini kazandı.
Yarışmadan sonra yapılan ödül töreninde Domaniç İlköğretim Okulu Halk Oyunları Ekibi, İl İkinciliği kupasını İl Milli Eğitim Müdürü Muhammet ŞAHİNKAYA ’dan aldı. Diğer resimler için tıklayınız.

İlçemiz Karaköy’de Kuaförlük kursu sertifika töreni yapıldı . İlçemiz Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından karaköy’de açılan Kuaförlük Kursu 10 Kasım 2008’de başlamış ve 13 Şubat 2009 tarihinde sona ermiştir. Kursa 14 kursiyer devam etmiştir.
Kuaför Usta Öğreticisi Hülya DİNÇ’in öğretmenliğinde kursiyerlere saç kesme, saça şekil verme, saç yapımı ve saç temizliği gibi beceriler kazandırılmıştır. Kursu bitiren kursiyerlere sertifikaları İlçe Kaymakamımız Sayın Cevat Çelik tarafından verildi.