Hayme Ana ve Savcı Bey Şenlikleri - Video | 3 - 4 - 5 - 6
Pazar, Temmuz 27th, 2008Hayme Ana ve Savcı Bey Şenlikleri 3 - 4 - 5 - 6 video parçaları yüklenmiştir. Play tuşuna basmanız yeterli. İyi seyirler.
Hayme Ana ve Savcı Bey Şenlikleri 3 - 4 - 5 - 6 video parçaları yüklenmiştir. Play tuşuna basmanız yeterli. İyi seyirler.

Karaköyün İklimi
Bilindiği üzere Karaköy, Ege Bölgesi İçbatı Anadolu Bölümü’nde yer almaktadır.İklim özellikleri aşağı yukarı bu bölümün özelliklerini göstermektedir.
Yazlar ne çok sıcak, kışlar da ne çok soğuktur.En sıcak ay temmuz (20-21 C), en soğuk ay ocak (0—1 /11,0 C) , Kütahya’da da 10.6 C olduğu düşünüldüğünde Karaköy’ün sıcaklık ortalamasının da bu değerler civarında olduğu söylenebilir.Devamlı olmayan ölçümlere göre en düşük sıcaklık -21 C, en yüksek sıcaklık da 39 C olarak ölçülmüştür.
En yağışlı mevsim kış mevsimi olup, yazın yağış az düşer.Sonbahar kendini erken hissettirmekte azı yıllar ilk kırağı ve don olayı eylül ayında, en son kırağı ve don olayı da mayıs ayında görülebilmektedir.
İlkbahar aylarında sıcaklık büyük dalgalanmalar gösterebilmekte, mayıs ayında kar yağışı görülebilmektedir.Köyümüzün yaşlılarının değdi gibi Domaniç ve Yirce dağlarında kar varsa onun ayazı köyümüze vurur.
Haziran ayında bile Domaniç ve Yirce dağlarında kar olabildiği düşünüldüğünde Haziran ayında bile sabahları ayaz olabileceği düşünülebilir.
Anlaşılacağı gii Domaniç ve Yirce dağları çevrenin dolayısıyla köyümüzün iklimini belirleyen faktörlerden birisidir.Yazları dağ-vadi meltemleri görülebilmekte, rüzgar öğleden itibaren dağlardan Karaköy’e doğru poyraz şeklinde, geceleri ise unun tersi istikametinde esmektedir.Bu oluşumunun bir parçası da dağların doruklarında boylu boyunca uzanan ve adına eskilerce “Yelken” diye tabir edilen ince bulut tabakasıdır.
Karaköy’ün iklimini elirleyen diğer önemli faktör güneş ışınlarını alma süresinin uzun olmamasıdır.Bunda etken köyümüzün etrafındaki tepelik ve yükseltilerdir.Dolayısıyla gece-gündüz arası sıcaklık farkı büyük olmakta, temmuz ayında sabaha karşı sıcaklık 5-6 C kadar düşmekte, öğle vakti ise 30 C üstüne çıkabilmektedir. (Bu sıcaklık farkını özellikle harmanını gece sürenler daha çok fark ediyor.)
Hasan EFE
Kocasu - aksu Deresinin Balıkları & Karaköy Çevresel Su Kaynakları
Günümüzde artan dünya nüfusu ve gelişen teknolojik yenilikler insanlar için bir takım kolaylık sağlamasına rağmen, çevrede büyük olumsuzlukların meydana gelmesine neden olurlar. Bu durumun, önlem alınmadığı sürece her geçen gün daha da kötüye gideceği açıktır. Özellikle sucul ortamlardaki kirlenme daha belirgin bir şekilde kendini göstermektedir.
Domaniç Karaköy civarındaki derelerden yakalanmış bazı balık türlerinin sayıca az olmaları ve bu sucul ortamlardan daha önceleri avlanan amatör avcıların beyanlarına göre “önceleri hem sular daha fazla idi hem de yakalanan balık çeşidi çoktu” demeleri yukarıda sözünü ettiğimiz olumsuzluklara parmak basmaktadır.
Bu yazımızda Domaniç Karaköy civarındaki derelerin Dolan ve Kapaklı mevkiindeki farklı noktalardan mevsim itibarıyla yakalayabildiğimiz üç değişik balık türünün özelliklerini vermeye çalıştık. Ancak bu derede en az daha iki yada üç değişik türün olduğu alınan beyanlara göre tahmin edilmektedir. İleriki bir yazımızda bu türlerden de bahsetmemiz mümkün olacaktır.
Bilindiği üzere Domaniç Kütahya’nın kuzeyinde yer alır. Bursa ve Bilecik illerinin güneyden sınır komşusudur. Kırsal iklim hakim olduğundan bitki örtüsü çam, kayın, gürgen, meşe ve ardıç olup oldukça zengin bir floraya sahiptir. İlçe sınırları içinden geçen Kocasu, Adırnaz ırmağı ile Güney Köyünde birleşir. Keles-Orhaneli - M. Kemalpaşa’dan geçerek Ulabat gölüne dökülür. Kocasu’nun kaynağı Ilıcaksu’dur. Ayrıca Topukyayla, Pazaralanı dağlarından ve Sefaköy’den gelen küçük çaylar Durabey köyünün altında birleşip daha sonra Ilıcaksu’dan gelen Kocasu ile Aksu köyünde birleşmektedir. Yörede sanayi faaliyetler olmadığından sular temizdir, ancak Tavşanlı’dan gelen dereye hayvansal tarıma dayalı atıklar ve evsel atıkların çok yoğun olarak deşarj edilmesi kirliliğe sebep olmuştur. Tavşanlı civarında balık avlanması yapılsa da avlanan balıkların yenmesi sağlık açısından sakıncalıdır
Araştırma alanı olan Karaköy civarında bulunan balık türlerinden en önemlisi halk arasında bıyıklı olarak bilinen Barbus plebejus escherichi dir.
* BIYIKLI
Sazan ailesinin bir üyesi olan bu balığı bir kere yakalayanın daha sonra hep bu balığın peşine düşeceği söylenir. Bunu nedeni yakalandığında gösterdiği enerjik ve güçlü direnç ile avcılığının çok zevkli olmasından kaynaklanmaktadır. Yurdumuzda oldukça yaygındır. Üst çenesinde bir çift, çenelerinin birleştiği yerde de bir çift olmak üzere toplam 4 bıyık benzeri uzantısı vardır. Balık bu organları dibi araştırıp yiyecek bulma ve tat alma amaçlı kullanmaktadır. Dipten beslenme alışkanlığı vardır, ağzı da beslenme alışkanlığına uygun aşağı dönüktür. Konik kadife dişleri vardır. Bu kadife dişler yine de ufak bir kabukluyu kırıp yiyebilecek kadar sağlamdır. Dudakları kalındır. Vücudu akıntılı sulara uygun silindirik uzunca, hidrodinamik yapıdadır. Kafası vücut yapısına uygun büyüklüktedir. Gözleri küçüktür Sırt yüzgeci tektir ve küçük sayılır. Kuyruk iyi gelişmiştir. Sırtı gri-kahverengi, yanları kahverengi bronzdan gittikçe açılarak karnında beyaz veya açık gridir.
Gençlerinin yanlarında serpiştirilmiş hafif zeytin yeşili lekeler olabilir. Yüzgeçleri gayet iyi gelişmiş ve çoğu zaman kırmızı renktedir, bu kırmızılık genelde kenarlarda iken bazılarında tüm yüzgeci kaplar. Eti çok lezzetli olmasa da tercih edilir, fazla kılçıklı olduğundan kızgın yağda unsuz kızartılması iyi olur.
Diğer bir balık türü ise
*KIZILGÖZ
Rutilus Rutilus’dur. Kaynaklara göre Karadeniz, Trakya, Marmara ve Kuzeybatı Anadolu’nun sahil bölgelerindeki nehirlerde yaşadığı bilinmektedir. 25-30, en çok 45 cm’ ye kadar büyür. Vücut yanlardan hafif basık ve iri pullarla örtülüdür. Gözleri iridir. Ağız yukarı konumlu ve nispeten küçüktür. Sırt yüzgeci karın yüzgeci ile hemen hemen aynı hizadan başlar. Kuyruk yüzgeci derin çatallı ve parçalarının ucu sivridir. Renk sırtta yeşilimtrak gri olup, bazen sarımsı yada mavimsi yansımalar gösterebilir. Yan taraflar ve karın bölgesi ise genellikle gümüş beyazıdır. Kızılkanatla büyük benzerliği vardır. Küçük canlılar ve bitkilerle beslenir. Bahar aylarında ürer ve 15.000 yumurta bırakabilir. Eti değerli olmadığı için daha ziyade yem olarak kullanılır. Olta balıkçılığı yöredeki amatör balıkçıların avlanma zevklerini tatmin açısından önemlidir. Kızgın yağda unsuz iyi kızartılırsa lezzetli olur. Nehir ve kıyılardaki yırtıcı balıklar ve kuşlar için de iyi bir besindir.
Üçüncü balık türü ise
*KOLYOZ
Chalcalburnus Chalcoides’dir Marmara, Kuzey Ege ve Karadeniz’in doğusundaki akarsu ve göllerin yüzeyinde yaşar. Boyları 15-30 cm. en fazla 40 cm olabilir. Vücut ince uzun yapılı olup, orta büyüklükteki pullarla örtülüdür.Gözleri iridir. Alt çene daha uzun ve ağız yukarı konumludur. Renk sırtta esmer- gri yan taraflar ve karın bölgesinde ise, gümüş beyazıdır. Bazen sırt bölgesinde yeşilimsi-esmer yansımalar görülür.Yüzgeçler genelde renksiz nadiren sarı-kahverengidir. Planktonlar, sinek larvaları (sivrisinek) ve küçük canlılarla beslenir. Mayıs - Haziran arasında 15-25.000 yumurtasını taşlık, çakıllık, dere kenarlarına bırakır. Yıllar öncesi “Chalealburnus Chalcoides İstanbulensis” türü Haliç’te Kağıthane deresinde yaşardı. Eti lezzetli, ekonomik önemi olmasa da bölgesel değeri olan bir balıktır. <>
Dr. Mustafa KOYUN